Dershanelerin KCK’ya benzetilmesi ve AK Parti’den hiçbir kınama yapılmaması doğrusu kanıma dokundu.

Bakalım şu “paralel devlet”in endamına.

KCK hâlâ müteahhitlerden haraç alıyor. Vermeyenleri dövüyorlar, sövüyorlar, dağa kaldırıyorlar.

Dershaneler haraç alıyor mu?

Şırnak Beytüşşebap Mezra beldesinin elektrik hizmetleri 2009 yılında ihaleye açıldı. İhaleyi alan taşeron müteahhite KCK çöktü. 500 milyar para istediler adamdan.

Adam “Ben bulamam bu parayı” deyince, bastılar dayağı kolunu kırdılar. Bu da yetmedi balkondan aşağı attılar. Zavallı adam işi devretti.

Dershaneler ve sahipleri kime dayak atıyor? Kimden haraç alıyor?

KCK bölgede devlet yanlılarının ve korucuların bulunduğu belde ve mezraların asfaltlanmasını engelliyor. Bildiri dağıtıp ihaleleri iptal ettiriyor.

TSK unsurları bir PKK mektubuyla ihalenin geçen sene iptal edildiğini söylüyor.

KCK’nın Hukuk ve Kadastro mahkemeleri Meydana Kolya yaylasında faaliyet gösteriyor. Hukuk mahkemelerinin kararları buradan çıkıyor. Kandil’den mühürlü tapular vatandaşlara buradan veriliyor.

KCK İcra ve Ceza mahkemeleri ise Laleş yaylasında faaliyet gösteriyor.

KCK emirlerine uymayan, askerle teması olan vatandaşlar burada sorgulanıyor, hapis ve para cezaları buradaki mahkemeden veriliyor. Kandil’e götürülen vatandaşlar da var.

Temyiz Mahkemesi Kandil’de

Türkiye istinaf mahkemelerini henüz hayata geçiremediği halde, KCK yukarıda belirttiğim mahkemelerin bir üst mahkeme faaliyetini Faraşin’de yürütüyor.

Meydana Kolya ve Laleş mahkemeleri kararlarının istinaf incelemesi Faraşin’de yapılıyor.

Üst temyiz mahkemesi Kandil’de.

Sürekli çalışıyorlar.

Yargı ve vergi faaliyetini yürütmek için gereken intikalleri silahlı şekilde araçlarla hem de karayollarında alenen yapıyorlar.

Bunlar sizin topraklarınızda oluyor.

Dershane ve sahiplerinin silahlı unsurlar içeren ayrı bir yargı teşkilatı var mı?

KCK, koruculara ekmek verilmesini bile yasakladı. Yoğun baskı ve tazyikle karşılaşan korucuların büyük bir bölümü örgütle irtibata geçti. Devlet vatandaşı ve korucuları süratle kaybediyor.

Çünkü vatandaş ve korucu devlet otoritesini değil KCK otoritesini görüyor.

Devlet bölgede hukuku askıya alsa da KCK kendi hukuk ve ceza hükümlerinden asla taviz vermiyor.

Dershanelerin devletten ayrı bir hukuk sitemi var mı?

KCK-PKK unsurları Laleş, Meydana Kolya, Faraşin ve Marunis’teki “PKK şehitlikleri” için alenen kamyonlarla kum ve çimento taşıdılar. Dahası bu 4 bölgede devamlı kalabilmek için modern sığınaklar inşa ettiler.

Dershaneler teröristlere şehitlik mi açtılar?

Bölgede KCK’lıların uyuşturucu ekimi tam gaz devam ediyor. Sadece Lice bölgesindeki 5000 ton uyuşturucunun bile sadece %10-15’ine operasyon yapıldı. Şırnak Suhurpaşa bölgesinde tonlarca ekim var. Saman içine sıkıştırıp Adana ve Mersin’e düzenli sevk yapılıyor.
Dershaneler uyuşturucu ticareti mi yapıyor?

Şu anda Kandil’in büyük çoğunluğu Kuzey Suriye’deki PYD devleti için savaşıyor. Örgüte katılım azalmasın diye Suriye’deki ölülerini gizliyorlar. Oysa ölenlerin hemen hepsi de Türkiye’den merasimle dağa götürülen çocuklar.

Dershaneler dağa adam gönderiyorlar mı?

PKK yetkilileri 4-5-6 Temmuz’da Laleş’te, 17-18 Ağustos’ta Faraşin’de, 20-21 Ağustos’ta Meydana Kolya’da ve 1 Eylül’de Marunis’te “hedefin bağımsızlık olduğu ve ele geçen fırsatın çözüm süreciyle harcanmayacağını” 15-20 bin kişiye alenen ifade ettiler.

1 Eylül’de halkı Hakkâri-Marunis’te toplayan PKK, önceki açıklamalarına paralel şekilde “Rojava’da istediğimizi alırsak Türkiye’de de aldık demektir” sözleriyle kısa ve orta vadeli emellerini açıkça belirtti.

“Halk kimin yanındaysa o kazanır, önce devletin yanındaydı bugün bizim yanımızda. Türkiye son tavırlarıyla kaybetmeyi kendi seçti… Bu başarı sizin” ifadeleri, PKK/HPG yetkililerince Marunis’te pervasızca halka söylendi.

Dershanelerin ve sahiplerinin bu ülkede bağımsızlık ilan etme gibi bir gayesi var mı?

Tefrik kudretini kaybedenlere…

Source: Bugun Gazetesi